Felsefe Yap!(ma)

Sıklıkla duyduğumuz cümlelerden biri “Felsefe Yapma!” cümlesidir. Bu cümle, genellikle birinin boş konuştuğu ya da anlaşılmaz şeyler söylediği düşünüldüğünde kullanılır. Hatta bir de başına “boş” kelimesi de eklenir ki, kişinin boş konuştuğu daha da pekiştirilir. Sonra cümle şu hali alır: “Boş Felsefe Yapma!”. Peki nedir ki bu boş felsefe yapmak ya da felsefe yapmak? Ve de neden bunun boş bir şey olduğu düşünülür?

Antik Çağ’a dönüp bakıldığında Sokrates ismini çoğunuz duymuşsunuzdur. Sokrates çok önemli bir Antik Çağ filozofudur ve gençleri yoldan çıkarttığı düşünüldüğünden dolayı 70 yaşında idama mahkum edilmiştir. Konu başlığına ilişkin konuşacak olursak; boş felsefesini gençlere de yaptırdığı düşünülmüş ve bunu düşünenler bu durumdan oldukça rahatsız olduklarından dolayı Sokrates’in üstüne böyle güzel bir iftirayı(!) da salıvermişlerdir. Peki sonuç ne olmuştur? Sokrates gerçekten de idam edilmiş ve sırf fikirlerinden dolayı suçlu bulunmuştur. Hatta kaçmak gibi bir şansı olmasına rağmen, kaçmanın sadece kendi fikirlerinden de bir vazgeçiş olduğunu düşünüp kabul etmemiş ve ölümün bir iyilik olduğunu düşünerek fikirleri ile birlikte baldıran zehrini içmiştir ve sonsuz uykusuna dalmıştır. Peki Sokrates’in idamına sebep olanların isimlerini biliyor musunuz ya da hiç duydunuz mu? Pek sanmıyorum. Eğer iyi bir araştırmacı iseniz belki biliyor olabilirsiniz fakat o 3 kişinin ismi söylendiğinde “Aaa evet ben bunları biliyorum.” diyeceğinizden şüpheliyim. Hatta bir deneyelim. Anytos, Meletos, Lykon? Bu isimler size tanıdık geldi mi? Eminim ki sizde bir çağrışım yaratmadılar fakat Sokrates dendiğinde “Eveet, Sokrates bir filozoftur” dediğinizi duyar gibiyim. Hatta felsefe ile uzaktan yakından alakası olmayan biri bile felsefe dendiğinde “Sokrates” diye ani bir söylemde bulunabilir. Peki bunun sebebi nedir?

Farklılıklar, sıradanlıktan her zaman daha üstün gelmiştir. Sıradanların farklı olanlar hakkındaki düşünceleri ve onlara yaklaşımları oldukça acımasızdır. Bundan dolayı bu hep böyle süregelmiş ve farklı olan insanlar bu farklılıktan korkmuş, belki sıradan olmak için elinden geleni yapmış ve farklılıklarını kendi elleriyle diktikleri bir perdenin ardına gizlemişlerdir. Gelin sizinle bununla ilgili küçük bir düşünce deneyi yapalım ve şuna karar verelim: Sıradanlık mı daha akılda kalıcıdır, yoksa farklılık mı?

“Kendinizi Afrika’ya bir safariye gitmiş gibi düşünün. Etrafta tahmin edeceğiniz üzere bir sürü vahşi hayvan var ve hepsi tıpkı televizyonda, kitaplarda gördüğünüz gibi sıradan halleriyle kol geziyorlar. Sonra sağ tarafınıza doğru kafanızı bir çevirdiniz ki gördüğünüz şey karşısında şok oldunuz. “Cüce bir zürafa”. Kendinizle konuşmaya başladınız. “Nasıl olur?, Zürafa hiç cüce olur mu?, Ben doğru mu görüyorum?”. Sonra yanınızda kişiye de teyit ettirmek için sorarsınız ve o da sizin gördüğünüzü onayladıktan sonra birlikte şok olmaya başlarsınız. Daha sonra ülkenize geri dönersiniz ve arkadaşlarınıza, ailenize safaride neler yaptığınızı anlatmaya başlarsınız. Pekiii, sizce ilk anlatacağınız şey ne olur? Bence de cüce zürafa ilk anlatacağınız safari macerası olur. Çünkü zürafalar hep uzun boyluydu ve sizin şimdiye kadar okuduğunuz, izlediğiniz, duyduğunuz deneyimler buna dayanıyordu. Fakat farklı olan bir şey öyle bir aklınızda kaldı ki, ilk onu anlatmaya başladınız. Çünkü sürünün içindeki tek farklı olan aynı tür bir hayvanın sırıtması kaçınılmazdır. Öyleyse sıradanlık mı daha akılda kalıcı yoksa farklılık mı? Tabiki de ikincisi her zaman daha akılda kalıcı ve dikkat çekici olmuştur. Farklı olan bir şey gördüğünüzde mutlaka kafanızı çevirir ve bir daha bakarsınız. Her ne kadar farklı olanlar sıradanlar tarafından kötü bir muameleye maruz kalsa da ya da herkesin içinde sırıttıkları için onlardan kaçınılsa da en akılda kalıcı olan ve hatırlanan her zaman farklı olanlar olmuştur. Tıpkı Sokrates gibi. İşte “Felsefe Yapma! ya da “Boş Felsefe Yapma!” gibi söylemler anca sıradanlara özgü olan söylemlerdir. Çünkü sıradanlar, farklı olamadıkları ve olamayacaklarını bildikleri için bu cümleleri bir savunma mekanizması olarak kendilerini rahatlatmak için kullanırlar. Bundan dolayı “Felsefe Yapma!” cümlesi, farklılıkları simgeleyen bir motto olmuştur adeta. Sıradan olmak kolaydır fakat farklı olmak herkese özgü bir şey değildir. Ondan dolayı asıl cümle “Felsefe Yapma!” değil “Felsefe Yap!” olmalıdır. Eğer Sokrates bunu yapmasaydı ve de ölümden kaçsaydı, bu şekilde hatırlanamayacaktı. Fakat Sokrates asıl yapması gerekeni yani “Boş Felsefe”sini(!) yaptı ve tıpkı verdiğimiz örnekteki “cüce zürafa” gibi ilk anlatılan kişi oldu ve tarih onu şikayet edenleri değil, Sokratesi yazdı.

Hep birlikte farklı olmaya ve “Felsefe Yapma”ya ne dersiniz? :))))

Sevgiyle kalın….

2 Comments

  • Marilyn
    Posted Temmuz 23, 2021 10:18 am 0Likes

    Yine harika bir yazı olmuş . Zevkle okudum ☺

Yorum Yap

Yaratıcı yazılarımıza ve makalelerimize abone olun Size güncellemeleri e-posta ile göndereceğiz.
Yeni yazıları kaçırmamak için abone olun.