Soyuttan Somuta Bir Dönüşüm

Hepimizin bildiği gibi, aşk en güçlü duygu ve tutkulardan biridir. Bu duygu soyuttur ve onu hiçbir yerde gösteremeyiz. Onu göremeyiz, dokunamayız ve duyamayız. Ama bu duygu içerisinde iken yalnızca bir şey yapabiliriz. O da hissetmektir. Bir şeyleri hissetmek de tıpkı sevgi gibi güçlüdür. Çünkü, hissetmeye dair olan duygular soyuttur. Eğer soyut bir şey içindeyseniz, herhangi bir şeye anlam vermek gerçekten zordur. Yani, bu onu özel kılan şeydir. Ve aynı zamanda somut olarak adlandırılan başka bir şey daha vardır. Somut, dokunabileceğimiz, duyabileceğimiz, görebileceğimiz her şey anlamına gelir. Soyut şeyleri özel kılan en güzel şey, görmeden, dokunmadan, duymadan, koklamadan hissetmektir….

Özellikle günümüzde somut ve soyut şeyler arasında bir dönüşüm başladı. İnsanların beklentileri değişti ve böylece duygular da değişmeye başladı. Soyut şeyler somut hale geldi. Her zaman daha fazlasını isteyen insanlar bunu yaptı. Sonra bundan şikayet etmeye başladılar ve sevmeyi unuttular. Aslında, bir şeye dokunmak, bir şeyi duymak, soyut şeylerin yaptıklarından daha kolaydır. Hayat kolaylaşmaya başladığında, insanlar da kolay şeyleri seçmeye başladılar . Beklentiler fiziksel arzulara dönüştü ve duygular tamamen unutuldu.

Eski zamanlarda, duygular şimdikinden çok farklıydı. İnsanlar tutku da dahil olmak üzere gerçek ve güçlü duygularla birbirlerini sevdiler. Ama şimdi, insanlar sevgi ve tutku arasındaki farkı bile bilmiyorlar. Tutku, gerçekten güçlü ve kalbinize zarar veren bir duygudur. Tutkulu insanlar sadece kendilerini düşünürler, bencildirler, sevilmek isterler, ama sevgi nedir bilemezler. Tutku, bu insanlar için bir ihtiyaçtır, ama gerçekten sevenler kendilerini asla düşünmezler, sadece sonsuzluğu görmek ve sevgilerini beslemek isterler. Eğer birisi size “Seni çok seviyorum” diyorsa, ne yaptığına bir bakın. İhtiyaçları hakkında mı düşünüyor yoksa sadece sizi mi düşünüyor? Eğer ilk grupta ise, o zaman bu kişi sizi gerçekten sevmiyordur, çünkü o tutkulu biridir, ama eğer ikinci grupta ise, o zaman bu gerçek aşktır ve bu kişi sizi gerçekten de önemsiyordur.

Aşırı şeyler her zaman zararlıdır. Spinoza’nın bununla ilgili söylediklerine bakın: “Aşırı değer verme ve küçümseme her zaman kötü duygulardır.” (Ethica, 2014: 373)

Daha fazlasını istemeyin ve soyut şeyleri somut olarak değiştirmeye çalışmayın. Çünkü somut şeyler geçicidir, ancak soyut şeyler her zaman kalıcıdır, tıpkı gerçek aşk gibi. Böylece siz de gerçek, kalıcı olun ve sonsuz duygularınızdan asla vazgeçmeyin. 🙂

Görüşmek dileğiyle :))))

Yorum Yap

Yaratıcı yazılarımıza ve makalelerimize abone olun Size güncellemeleri e-posta ile göndereceğiz.
Yeni yazıları kaçırmamak için abone olun.